HAFTA 2

Hafta 02: e-Öğrenmeye Giriş ve Kişisel Öğrenme Ortamı Oluşturma


DÜNDEN BUGÜNE
Teknoloji; insanoğlu ile gelişen ve değişen kolaylaştırıcıları kapsamaktadır. Evvelden şimdiye ve geleceğe uzanan zamanda teknolojinin gelişmesi eğitimde, sağlıkta ve gündelik hayatta dün de bugün de derin değişimlere neden olmuş ve yarında hayatımızda birçok fark meydana getirecektir.
Teknoloji ulaşımı, iletişimi ve etkileşimi hızlandırmıştır. Hayatımıza giren internet ile birlikte öğrenin önüne sınırsız bir bilgi sunulmuştur. (Web 1.0) İnternete aktarılan her bilgiyi ham haliyle okuyabilmek gelecek için daha büyük beklentiler ortaya çıkarmıştır. Bilgisayardan ulaşabileceğimiz bilgileri sadece okumak bize yetmediğinde "Neden bunu bir adım öteye götürmeyelim?" dendi ve laptoplar hayatımıza girdi. Artık internetin olduğu her yerde istediğimiz anda bilgi kaynağını yanımızda taşıyabiliyorduk. Sonra bizler bilgilerin nereden geldiğini, nasıl bize ulaştığını düşünmeye başladık ve "İnternette bizde içerik üretelim." dendi. Ve merhaba "Web 2.0". Son yıllarda sıkça duyduğumuz bu kelime eğitime entegre olmayı sabırsızlıkla bekledi. Akıllı telefonlar ve tabletler ile kendi ürettiğimiz içerikleri bulut sisteminde yanımızda taşıma kolaylığına eriştik.
Bu gelişmeler beklentiyi değiştirdi. Artık kitaplardan öğrenen neslin yerine dijital içerikler ile mobilden öğrenen bir nesil geldi. Eğitimde hala ülkemizin bu açıkları kapatma çabası mevcut fakat öğrenenler artık eğitim sistemini beklemiyor. Onlar siz söylemeden o bilgiye zaten erişebiliyor.  Buda gösteriyor ki E-öğrenmeye hazır nesil geliyor.
E-öğrenme Nedir?
E-öğrenme içerik, etkileşim ve değerlendirme olmak üzere üç bileşenden oluşur. Öğrenme; tekrar veya yaşantı sonucu bireylerin davranışlarında meydana gelen kalıcı değişikliklerdir. E-öğrenme ise  bu davranış değişikliğinin internet ortamında gerçekleşmiş halidir. Bu yeni neslin bir ihtiyacıdır. Ve bunun gelişi güzel bir süreç halinden daha kontrollü bir öğreti haline getirmek biz eğitimcilerin görevidir.(Yani ben öyle düşünüyorum)

O zaman şimdi biz eğitimciler onlara sıfırdan öğretmek yerine öğrenenlerin beklentilerini karşılayacak içerikler üretmeliyiz. Sonra bu içerikleri daha etkileşimli hale getirmeliyiz. Daha sonra öğrenenleri kendi ortamlarında değerlendirmeye tabi tutmalıyız.

PEKİ NASIL?
İÇERİK?
İçerik dendiğinde aklımıza bilgi kaynağı olan herşey gelmelidir. Bunları internet ortamına kazandırmalıyız. Dersin kendi içeriğinin yanı sıra dersin hangi ortamda olacağı, ders programı, ansiklopedi arşivi, tablolar, resimler, haritalar, gerektiği yerde oyunlaştırılmış etkinlikler de içerik kategorisine girmektedir.

ETKİLEŞİM?
Etkileşim karşılıklı bilgi aktarımıdır. Etkileşim "öğrenen ve öğretici", "öğrenen ve öğrenen", "öğrenen ve bilgisayar" arasında gerçekleşir. Bu etkileşim durumlarının hepsi öğrenme ortamında olmalıdır fakat şartların el vermediği zamanlarda mutlaka aralarından birinin sivrilerek diğerlerinin açıklarını kapatması gerekmektedir.
Etkileşim insanların zamanını da uyuşturmaktan geçer. Bunu eş zamanlı  ve eş zamansız öğrenme araçları ile yapmak mümkündür.

DEĞERLENDİRME?
E-öğrenmede değerlendirme çevrimiçi sınavlar, çevrimiçi sözlü sınavlar, ödevler ile yapılabilmektedir.

PEKİ NEREDE?
Öğrenme yönetim sistemlerine örnek olarak Anadolu Üniversitesi "e-kampüs" sistemini gösterebiliriz. Bu sistemlerde tüm öğrenme süreci belli bir plan dahilinde tasarlanır, geliştirilir, uygulanır, değerlendirilerek denetlenir. Bu döngü daima denetle geliştir çevresinde mükemmel olana kadar devam eder.

Biz ne kadar içerikleri üretmek için zaman, çaba ve para harcasak da öğrenenler için en büyük öğrenme şekli informal öğrenmedir. Yani mesela değerler eğitimi gibi konular informal öğrenme sonucu ortaya konmaktadır. Yaşayarak öğrenme kavramında ise öğrenen öğretiyi içselleştirerek öğrenir. Öğrenenler kendi içeriklerini hazırladıklarında daha iyi öğrenecekleri için Web 2.0 araçlarını kullanmak çok mantıklıdır. Kendi öğrenme ortamlarını kendi istedikleri şekilde, renkte ve içerikte hazırlayarak kendi eşsiz öğrenme ortamlarını oluşturabilirler.






KAYNAKLAR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder